0505 230 5778 ortospine@yahoo.com

Teşhis

Skolyozlu adölesanlar, genellikle sırtta eğrilik, yüksek omuz, kaburga kamburluğu, gövde asimetrisi, bir kalçanın yüksekte durması gibi deformiteye bağlı şikayetler nedeni ile hekime başvururlar. Bazen de tesadüfen çekilen akciğer grafileri veya intravenöz piyelografi sonrasında eğrilik tespit edilir.
Bu şekilde hekime başvuran hastaların hikayesi detaylı bir şekilde sorgulanmalı, ayrıntılı muayene ve gerekli radyolojik incelemeler ile deformitenin nedeni ve uygulanacak tedavinin planı belirlenmelidir.
Adölesan idiyopatik skolyozlularda ağrı çok sık görülmez. Ancak çok ileri lomber idiopatik skolyozlu hastalarda kas güçsüzlüğü ve yorgunluğa bağlı ağrı gelişebilir. Ağrının ön planda olması durumunda spondilolizis, spondilolistezis, Scheurmann hastalığı, kemik veya omurilik tümörleri öncelikle akla gelmelidir.

az

Adolesan idiopatik skolyoz gelişmekte ve büyümekte olan bir omurgada görüldüğünden, hastanın büyüme potansiyeli ile skolyozun ilerlemesinin paralel olması beklenir. Kemik gelişim düzeyinin saptanabilmesi için ilk tarih önemlidir., pubik ve aksiller kıllanma tarihleri. Kızlarda pubik kıllanma ve meme gelişimi, hızlı büyümenin başlangıcından hemen önce görülür. Aksiler kıllanma her iki cinste de büyüme hızının azaldığını göstermektedir.
Menarş da hızlı büyüme döneminin yavaşladığını göstermektedir.


MUAYENE


Adölesan idiyopatik skolyozlu hastanın muayenesi, hastanın bütün sırtı, omuzları ve her iki iliak kanatları görülecek şekilde, tercihen çıplak yapılmalıdır. Omuzların seviyesi, skapulalanın pozisyonu, baş boyun ve omuzların pelvise göre dengesi değerlendirilir. Omuzlara arkadan bakılarak akromioklaviküler eklemler arasındaki seviye farkı ölçülür. Eğriliğin konveks tarafında omuz daha yukarıdadır.
omurgada dengeyi değerlendirmek için kafatasının ortasından aşağı bir şakül sallandırılr. bu şakül normalde her iki gluteanın ortasından gluteal yarıktan geçmelidir. 2 cm den fazla sağdan veya soldan geçmesi dengenin olmadığını gösterir.

aa
AAAA

omurganın dönüklüğünün (rotasyon) derecesi ve eğriliğin yönünü değerlendiren en iyi test Adams öne eğilme testidir. Muayene eden hekim, hastanın arkasında durur ve hastanın dizleri bükülmemiş, ayakları birleşik, kollar aşağı doğru sarkıtılmış ve avuçlar karşılıklı olacak şekilde öne eğilmesini sağlar. Omurganın rotasyonu sırtta tek taraflı yüksekliğe neden olur. sırt bölgesinde kaburgalardaki çıkıntı, bel bölgesinde ise bel boşluğunun bir tarafta dolu bir tarafta boş olması ile tanınır.Torakal bölgede kostal gibozite, lomber bölgede ise paraspinal dolgunluk olarak gözlenir. Bu rotasyonel asimetri skoliometre denilen cihazlarlada ölçülebilir.






RADYOLOJİK DEĞERLENDİRME


Skolyozlu omurganın radyolojik incelemesi, 90×35 cm (36×14 inch) büyüklüğündeki film kasetlerine, 2 metre mesafeden ayakta çekilen ön-arka ve yan radyografiler ile başlar. Uzun film kasetlerinin kullanılması ile tek bir film üzerinde boyundan leğen kemiğine kadar olan tüm omurga görülebilir.
Ön-arka grafide, eğriliğin tipi, omurga ve gövdenin dengesi, iskelet matüritesi ve alt ekstremite uzunluk farkı değerlendirilebilir. Yan radyografi ile, torakal ve lomber omurganın sagittal kontüründeki torakal hipokifozun tespiti, spondilolizis ve spondilolistezisin görüntülenmesi sağlanabilir.

Sık radyolojik incelemeye maruz kalan skolyozlu hastalarda meme ve tiroid kanseri riskinin hafif artmış olduğu gösterilmiştir. Bu nedenle mümkün olan durumlarda gonad ve meme koruyucular kullanılmalı ve gereksiz pozisyon ve tekrarlayıcı işlemlerden kaçınılmalıdır.
Radyolojik değerlendirme sırasında hastalar mümkün olabildildiğince dik durmalı, dizleri düz ve ayakları bitişik olmalıdır. Alt ekstremitelerde uzunluk farkı varsa, kısa ekstremitede ayak altına uygun yükseltme konulmalıdır. Hasta ayakta duramıyorsa, desteksiz oturma pozisyonunda grafi çekilbilir. Ayakta yan grafi çekiminde, kolların omurga ile süperpozisyonunu önlemek için, hastanın omuzları 90° fleksiyonda ve kollar bir destek üzerinde durmalıdır.
Omurgadaki eğriliğin esnekliğinin değerlendirilmesi için, yatar pozisyonunda yana eğilme (lateral fleksiyon) radyografileri çekilir. Bu radyografiler aynı zamanda ameliyat tipinin ve füzyon seviyelerinin tayininde de yardımcı olur.

a1
a2









EĞRİLİĞİN ÖLÇÜMÜ


Eğriliğin derecesinin belirlenmesinde Cobb metodu standart ölçüm yöntemi olarak kabul edilir. Ölçüm end (uç) vertebraların tespiti ile başlar. üst end vertebranın üst, alt end vertebranın alt yüzeyleri, eğrilikte en fazla eğime sahiptirler. Eğriliğin konkav kısmında intervertebral aralık, üst end vertebranın üstünde geniş, altında ise dardır. alt end vertebrada ise bunun tersi geçerlidir. End vertebralar tespit edildikten sonra, üst end vertebranın üst end plağına ve alt end vertebranın alt end plağına dik hatlar çizilir. Bu çizgilerin arasında oluşan açı Cobb açısıdır.
Ayakta dururken çekilen grafiler ve supine bending grafilerde cobb metodu na göre yapılan ölçümler
bize eğriliğin esnekliği dolayısı ile de tedaviye cevabı tahmin etmekte yardımcı olur.

gg



MRI (manyetik rezonans görüntüleme)


Adolesan idiopatik skolyoza eşlik eden patolojilerin tayini için özellikle ameliyat düşünülen hastalarda tüm omurganın MRI’ı bazı merkezlerce rutin olarak alınmaktadır. bu konuda literatürde tam bir fikir birliği yoktur. biz kendi pratiğimizde 30 derecenin üzerindeki tüm eğriliklerde tüm omurganın MRI görüntülemesini yapıyoruz.
bunun yanında bazı durumlar var ki MRI mutlak çekilmelidir:

– Boyun ve baş ağrısı ile birlikte olan (özellikle eforla), yürüme bozukluğu, güçsüzlük, ilerleyici ayak deformitesi gibi nörolojik problemlerin varlığı
– Öne eğilme testinde bir tarafa deviasyon

– Esnekliği çok az olan eğrilikler

– Ağrılı skolyoz
– Beklenmedik bir şekilde hızlı ilerleme gösteren eğrilikler

– Cerrahi gerektiren konveksitesi sol olan eğrilikler

– Asimetrik karın cildi reflekslerin varlığı

ff



CT (Bilgisayarlı Tomografi)

Tanı aşamasında omurgaların şekil bozukluğuna bağlı oluşan skolyozdan şüphelenildiğinde ve cerrahi tedavi planlanan vakalarda pedikülün (vida konulan omurga bölümü) anormalliklerinin olduğu düşünülen vakalarda alınmalıdır.
normalde tanı ve tedavi planlamasında yeri yoktur.

gf